
Ömer Sami AYÇİÇEK
Kendimizi, halimizi, yaptığımızı, “Bir Çağ Yanıyor” isimli kitabımızdan bazı şiirlerimizle anlatalım istedik.
1-Yolunun Vuslatı Yetti De Arttı
Bakarken kör oldum göremem gayrı
Söylerken sus oldum diyemem gayrı
Yer iken doydum tadamam gayrı
Yolunun vuslatı yetti de arttı.
Aklımı alıp da akılsız kıldın
Şeytanım alıp ta şeytansız kıldın
Nefsimi eritip ıslaha kıldın
Yolunun vuslatı yetti de arttı.
Nice yollar yarattın rengi bilinmez
Simsiyah yollar var girersen bitmez
Çok yollar denedim öteye gitmez
Yolunun vuslatı yetti de arttı.
Allah’ım nurunu kalbime koydun
Kalbimi alıp ta Habibe sundun
Böylece yolundan çıkılmaz kıldın
Yolunun vuslatı yetti de arttı.
2-Varlıktan Öte Yokluk Devresindeyim
Bilinmeyenin siyahına çalar rengim
Sanmayın ki yolun ilk evresindeyim
Parlak bir siyahlıktır bunun boyası
Varlıktan öte yokluk devresindeyim.
3-Yalnız Senin Rızan İçin Çalıştı
Çoğu zaman kalemimle geceler boyu
Kimi zaman kılıcımla alemler boyu
Ve her zaman kalbimle sonsuzluk boyu
Yalnız senin rızan için çalıştım.
Beşer bilmez neyi, niye yaptığım
Beşer bilmez arza nurun kattığım
Beşer bilmez sana neden taptığım
Yalnız senin rızan için çalıştım.
Bir diyerek aşkın ile tutuştum
Sana yakın o Habibe vuruldum
Ondan geri dostlarına tutuldum
Yalnız senin rızan için çalıştım.
Yedi denen insana geldi sıra
Ana, baba, dost, akraba ne varsa
Ama vefa yok bize kuldan yana
Yalnız senin rızan için çalıştım.
Kulunum ol kulluğum hakkına
Kalbimdeki emanetin hakkına
Üstümdeki isimlerin hakkına
Yalnız senin rızan için çalıştım.
4-İstersen Bin Defa Öleceğiz
Biçareyim, büyük işe kalkıştım
Aklıma uyup imzayı attım
Sonra yolladılar beni dünyaya
O zaman ne yaptığım anladım
Buğdayın ekmek olması gibi
Ezip de geçtiler üzerimden
Kabuk kabuk soydular tenimi
Yakıp kavurdular tüm benliğimi
Dediler henüz bitmedi işin
Daha yeni başladık bilesin
Tırman şu dağların zirvesine
Ve düş… sağ kalabilecek misin?
Halkın sana gülmesi, alayı
Bunlar bu davanın en kolayı
Daha ne çileler var sırada
Tadacaksın bilinmez acıyı
Temizle Adem’in şu evini
Yıkılmasın ötesi berisi
Sonra al yıldızları eline
Boya boydan boya her yerini
Ama ilk önce kendinden başla
Nurunu tamam eyle en başta
Emanette olmasın bir leke
Güzel isimleri dağıt kula
Açık kalp olmadıkça sen nesin
Susmuş nefis için her nefesin
En şeffaf hale gelirsen ancak
Habibin Gemisi’ne girersin
Allah rızası her işin başı
Hep eksik kalır O’ndan gayrısı
Güçsüzüm, acizim, ben bir hiçim
Gaye hak etmek Hak yardımını
O Peygamberin görevlisiyiz
İnşallah Gemiye bineceğiz
Rabbim rızana kavuşmak için
İstersen bin defa öleceğiz
5- Bize Hiçbir Güç Yetmez
Yedi kat gökte yerde
Sesimiz gürdür bizim
Her yanımız Zülfikar
Hamlemiz keskin bizim
Belaya göğüs geren
İman nuru bizde var
Yazıya boyun eğen
Teslimiyet bizde var
Biz kimseden korkmayız
Bize Şeytan, Deccal varmaz
Onlar ki, bizden korkar
Bize yılgınlık olmaz
Habibin emrindeyiz
Safındadır yerimiz
Yedi ve on birleriz
Bize hiçbir güç yetmez
Hak’tan aldık bin biri
Dağıttık her birini
Böyle olduk Rabb eli
Gücümüz O’ndan bitmez…
6- Hak İle Yap Sultanlığı
Şu sayılı nefesinle
Boş işlere heves etme
Allah’ın isimlerini
Ellerinle geri itme
Varlık, yokluk, açlık, tokluk
Derdin bu mu şu dünyada
Alemlerden değerlisin
Gayene var yaşamında
On yıl sonraki çorbanın
Kaygısıyla yaşarsın
Allah rızası almanın
Çabasına şaşarsın
Gönül yapmak işin başı
Dünyayı ıslah arkası
Alemler hep senden umar
Hak ile yap sultanlığı
7- Dertle Yürür Yolda Allah Yolcusu
Dertliyim bağrımda bir ateş kaynar
Ateşin harından gözyaşım akar
Dertlinin derdinden dertliler anlar
Dertle yürür yolda Allah yolcusu
Dertsizler dertlinin halin ne yapsın
Dertliler dertsizden böyle ayrılsın
Halktan ümit kesip Hak’ka sığınsın
Dertle yürür yolda Allah yolcusu
Nice dertsiz gördüm dertliden fena
Derdimin dermanı Sensin şu kula
Senden gelen her dert devadır bana
Dertle yürür yolda Allah yolcusu
Dertte derman gizli bilenler bilir
Ol mertebedeyim dertle derman bir
Senden başka derdim kalmadı Hâbir
Dertle yürür yolda Allah yolcusu
8- Senden Başka
Yalnızlık, gariplik alın yazgısı
Üç beş fakir kuluz kader ortağı
Dünyada halden anlayan olmadı
Bize Senden başka dost eli mi var
Tutunacak bir bağ kalmadı bizde
Yalnızız bir tutsak gibi kafeste
Vatandan uzakta şu gurbet yerde
Bize Senden başka dost yüzü mü var
Bizi bizden başka bilen ne bilsin
Gözü kör beşerle işimiz bitsin
Gönlü kör adamı koyver de gitsin
Bize Senden başka dost bağı mı var
Her renkten boyayız, boyayan gelsin
En fazla beyazsın, kanayan gelsin
“Biz dost ararız dost,” haykıran gelsin
Bize Senden başka dost gönlü mü var
9- Nefis İle Durulmaz Bu Ocakta
Hevesli olanlar şimdi nerdeler
Dünyanın peşinden koşup gittiler
Dayanamaz buna zayıf benlikler
Nefis ile durulmaz bu ocakta
Uçarak zirveye vardık dediler
Sonu gelmez fırtınalar idiler
Her şeyi bilenler ancak bildiler
Nefis ile durulmaz bu ocakta
Çileyi çekmeye çilekeş gelsin
Benliği soymaya soyunan gelsin
Hizmetkâr olmaya kabullü gelsin
Nefis ile durulmaz bu ocakta
Edeple varmaya edepli gelsin
Hiçte hiç olmaya yürekli gelsin
Allah yazgısına rızalı gelsin
Nefis ile durulmaz bu ocakta
Yalnızız davaya kararlı gelsin
Garibiz urbaya yamalı gelsin
Fakiriz çorbaya kaşıklı gelsin
Nefis ile durulmaz bu ocakta
10- Bize Baki Kalan
En yüksek alemlerde kudret ile gezindik
En aşağı alemlere nurları indirdik
Dünyanın tortusunu öbek öbek bitirdik
Bize baki kalan bir gariplik hali imiş
Sağ elimizde bütün üst alemler varsa da
Sol elimizde bütün alt alemler olsa da
Bütün yaratılış kalbimize sığmışsa da
Bize baki kalan bir gariplik hali imiş
Altın sırmalı örtü üstümüzden kalkınca
“Haydi bismillah” deyip Sultanlığı yapsak da
İlahi yönümüz böyle açılıyorsa da
Bize baki kalan bir gariplik hali imiş
Hazreti Peygamberin bir garip Ümmetiyiz
Kul böyle yaratıldı; “garip” diğer ismimiz
Bir de Rab’den uzakta olunca kaderimiz
Bize baki kalan bir gariplik hali imiş
Dünyada değer veren kimse yoktur bizlere
Bir Allah’a sığındık bir de o Peygambere
Nuru tamam bir dünya tek tesellimizse de
Bize baki kalan bir gariplik hali imiş
11-Benden İçre
Bak bana, beni bilmek istersen
Hazreti Nuh’un oğlu Sam’ım ben
Ashabdan Habibe yakınım ben
Benden içre benlerle, benim ben…
Gör beni, beni bilmek istersen
Yüz benliğim ile bendeyim ben
Bin bir kere bedenlenmişim ben
Benden içre benlerle, benim ben…
Duy beni, beni bilmek istersen
Her peygamberin ümmetiyim ben
Onlara dünyada desteğim ben
Benden içre benlerle, benim ben…
Aç beni, beni bilmek istersen
Sonsuzda sonsuz yaşayanım ben
Bendeki her yüzle bakarım ben
Benden içre benlerle, benim ben…
An beni, beni bilmek istersen
Emaneti sonsuz edenim ben
Benden içre benlerle, benim ben..
En sonda bir garip Ömer’im ben
12-Giydim Nur Giysilerini
Bir baş dönmesiyle ummana daldım
Siyah ve yeşil boyayla boyandım
Kat kat giyindim nur giysilerini
Şeytan’ın boyundan büyüğe vardım
Yakıştırmak zor, giyimi pek tatlı
Çok güzel duruyor, kıskanan haklı
Sınavı da verdik, “geçtin” dediler
Buraya erişmek hayli uğraştı
Bu güç benden değil Rabbimizdendir
Özüm malı değil emanettendir
Nefsime kullanmak haddime değil
Halife malına bir örnektendir
Halkta Hak ederek imanımızı
Halka veriyoruz aldığımızı
Şerlisine dahi vermek hakkını
Kul Sultanlığına bir örnektendir
13-Şu Aciz Kuluna Senden Hidayet
Acizlik anlamın bildim nihayet
Acizlik sırrına erdim nihayet
Bu sırrın ilmini derdim nihayet
Şu aciz kuluna Senden hidayet
Damlada denizin sırrı var imiş
O sırrı bilince yol tamam imiş
Denizin kudreti acizlik imiş
Şu aciz kuluna senden hidayet
Ne sırlara erdim şu kelimende
Aciz oldum gayri kırk dördün bende
Acizlikte örnek Habibin bize
Şu aciz kuluna senden hidayet
Acizlik haliyle perdeler kalktı
Rabbim şu acize daha yaklaştı
Cudilik ilminden nasipler saçtı
Şu aciz kuluna Senden hidayet
Acizlik anlamın bildim nihayet
Acizlik sırrına erdim nihayet
Bu sırrın ilmini derdim nihayet
Şu aciz kuluna Senden hidayet
14-Hak Yola Kurban
Öyle bir dava ki vazgeçmek olmaz
Can ve baş derdine düşenle olmaz
Gariplik, acizlik bu yolun harcı
Hep Sensin; amaç, yol, yolcu ve hancı
Her nefes; nefesler var olsun diye
Karanlık ışığı örtmesin diye
Nice söz verenler döndü sözünden
Istırap çoğaldı bunlar yüzünden
Dönmeyiz, Hak yolda yalnız gideriz
Kendimizi kendimiz kurban ederiz…

